Anasayfa » Kitap Sözlüğü

Kitap Sözlüğü

Bir başlıkta, özde ya da bilgi kaynağı metninde bulunan, çoğunlukla bir arama terimi olarak kullanılan ve konuya işaret eden önemli veya akılda kalıcı bir kelime veya kelime öbeği.
Tüm bilgi dallarında veya belirli bir bilgi dalında (tarih veya kimya gibi) ayrıntılı bilginin bulunduğu eser. Çoğunlukla içindeki makale veya kayıtlar alfabetik düzenlenmiştir.
Çoğunlukla kataloglarda veya sözlüklerde bulunan bilginin ek kaynağına yapılan gönderme.
Bandrol, satılan ürünün denetimde ve kontrollü olduğunu belirten, devlet tarafından verginin alındığını gösteren ve satılan şeylerin üzerine konulan etiket. Bandrollü olarak satılan eşyalar için ya eser sahibi ya da fikir sahibi gelir elde eder. Bandrolsüz ürünler kaçak ya da korsan üründür. Bandrol olmayan ürün telif hakkına sahip fikir ya da eser sahibinden habersiz, hiçbir denetim olmadan üretilir ve satılır.
Bilgisayar tarafından okunabilen birbirine yakın konumlandırılmış çubuklardan oluşan küçük bir etiket. Kitaplarda ve üniversite kimliklerinde bulunan barkodlar kütüphaneden herhangi bir kaynağı ödünç alırken kullanılmaktadır.
Kağıt üzerinde tasvir edildiği gibi dilin yazılı sembolleri. Bilgi kaynağı basılı veya elektronik olabilir.
Çoğunlukla eserin baskısı hakkında başlık sayfasının altına veya sol sayfaya yerleştirilen bilgi. Genellikle bu bilgi basımevinin ismi ve adresini, kitabın hangi tarihte basıldığını gösterir.
Bir eserin aynı kurgulama ile basılmış tüm kopyaları. “Yeni baskı” veya “ikinci baskı” gibi baskıda yapılan değişiklikler eserin yenilenmiş veya içeriğinin değişmiş olduğu anlamına gelir.
Bir kitabın, makalenin veya bir bilgi kaynağının adı.
Herhangi bir formatta (basılmış metin, bilgisayar dosyası, video kaydı, müzik notaları, vd.) olabilecek bir kaynakça maddesinin kaydı.
Bir araştırma metni veya bir başka belgenin yazılmasında başvurulan kaynakların referans listesi. Ayrıca bakınız Referans
Kullanılacağı bağlam içinde anlamlandırılan ve kolaylıkla anlaşılabilir biçimde sunulan veriler. Daha dinamik anlamda, bir iletişim veya ifade kanalının kullanımıyla aktarılan mesaj.
Bilgi okuryazarlığı, bilgiye ne zaman ve neden ihtiyaç duyulduğunu, nerede bulunabileceğini, nasıl değerlendirileceğini ve etik bir biçimde nasıl iletileceğini bilmektir.
Olayların orijinal kayıtları/kaynaklarına verilen isimdir. Örneğin; günlük, gazete makalesi, mahkeme tutanağı.
Eski Türkçe’de kitap, mektup, yazı; hüküm, emirnâme anlamlarında kullanılan bir terim.
Cilt: Bir periyodik yayının genellikle bir yıllık sayılarının toplamı.
Ciltli: Kumaş veya deri ile kaplanmış cilt.
Dipnot: Bir metinde herhangi bir noktayı açıklamak, bir varsayımın dayanağını göstermek ya da bir fikir, kavram, alıntı veya bilginin kaynağını belirtmek için bir bölümün veya kitabın sonuna yerleştirilen not. Dipnot gibi, bu notlar da üstsimge olarak numaralandırılır ve metin içerisindeki sıraya göre liste halinde gösterilir.
Doktora tezi: Doktora derecesi alabilme koşulu gereği lisansüstü öğrencisinin sunduğu bir konu hakkında genişletilmiş biçimdeki yazılı incelemesi (kitap gibi). Ayrıca bakınız Tez
Kâğıdın uzun kenarı ile kısa kenarının boyutları milimetrik olarak tesbit edilir, buna metnin işgal ettiği alanın boyutları da eklenir.
Edisyon, Fransızca dilinden Türkçe'mize geçmiştir. TDK'ye göre, edisyon kelimesinin anlamı; Bası, Baskı. Kitap edisyon ne demek? Yazılı bir metnin kitap şeklinde, çok genel manada gazete veya dergide basılması. Her baskıdaki kitap sayısı bir edisyon'a (basım'a) ait sayılır. Kitap yeniden basıldığında her baskı ayrı edisyon (basım) olur.
Editoryal; araştırma makalesi, derleme (review, meta-analiz), olgu sunumu gibi yazım formlarından biri, bir makale formudur. Bir başyazı, önde gelen makale veya lider, bir gazete, dergi veya başka bir yazılı belgenin kıdemli editörleri veya yayıncısı tarafından yazılmış, genellikle imzasız bir makaledir.
El yazması: Basılıdan ziyade el yazısı ile yazılmış veya daktilo edilmiş olan metin.
Elektronik /e-dergi:  Bir derginin İnternet’te veya bir CD-ROM gibi elektronik olarak veya bilgisayar ortamında sunulmuş hali.
Elektronik kaynak: Bir cd-rom sürücüsü gibi direkt olarak bilgisayara ya da İnternet gibi uzaktan bir ağa bağlanılarak bilgisayar üzerinde işletilen ve okunan veri ve/veya bilgisayar programlarından ibaret materyal. Bu kategori; yazılım uygulamaları, elektronik metinler, bibliyografik veri tabanları, kurumsal arşivler, web siteleri, elektronik kitaplar, elektronik dergi koleksiyonları ve benzerlerini içermektedir.
Elektronik/e-kitap:  Bir kişisel bilgisayar veya e-kitap okuyucusu (standart boyuttaki bilgisayarlarda kullanılan bir yazılım veya sadece okuyucu olarak kullanılan kitap boyutundaki bilgisayar) ile okunması tasarlanan geleneksel basılı kitabın sayısal sürümü.
Buna “ketebe kaydı” da denir. Bu kayıt eserin metni dışında müstensih tarafından ilâve edilmiştir, bu sebeple “istinsah kaydı” adıyla da bilinir. Zira her ikisi de yazılışın tamamlandığını belirten müstensihin yazdığı kısımdır.
Hakemli dergi: Uzmanlığı yazarınkine benzer düzeyde olan bilim adamları tarafından içeriği gözden geçirilmiş bilimsel makalelerin yer aldığı dergiler.
Her hakkı saklıdır: Genellikle basılmış bir kitabın başlık sayfasının sol tarafında veya üstünde görülen, geçerli telif hakları kanununca verilmiş bulunan tüm hakların telif sahibine ait olduğunu ve herhangi bir ihlal karşısında hukuki yola başvurabileceğini belirten resmi bildirimi içeren ibare.
ISBN (Uluslararası Standart Kitap Numarası):   Bir kitabın yayınlanmadan önce belirli bir basımına verilen 10 haneli özel kod. 1 Ocak 2007’den beri Uluslararası Standart Kitap Numaraları 13 haneden oluşmaktadır.
ISSN (Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası):    Bir yayın dizisinin belirli bir başlığına (bir dergiye) verilen 8 haneli özel kod.
İkincil kaynaklar: Birincil kaynakları analiz eden kitap ve dergi makalesi gibi kaynaklardır. İkincil kaynaklar, genellikle tarihi yazmalar ya da günlükler gibi doküman veya orijinal araştırmalarda bulunan veri veya kanıtın değerlendirmesini veya yorumunu yaparlar.
Katalog: Kitap, dergi, harita ve/veya video gibi kaynakların belirli bir sıralamada düzenlenmiş listesi. Bu liste genellikle bir koleksiyonun, kütüphanenin veya kütüphane grubunun kaynaklarını kayıt altında tutarak onları tanımlar ve indeks şeklinde düzenler.
Kâtipler, Resûlullah’ın sağlığında vahyi kaydetmenin yanında onun mektuplarıyla diğer resmî belgeleri de yazıyorlardı. Bu durum dört halife zamanında ve Emevîler’in başlangıç döneminde farklılaşıp çeşitlenerek devam etmiş, Abbâsî hilâfetinde kâtipler sadece devlet bürokrasisini temsil etmeye başlamıştır. Bu dönemde kitâbet diplomatik demekti. Halife ile hükümdarların güvenini kazanarak temayüz eden kimselere “el-kâtib” deniyordu ki Türk devlet teşkilâtındaki bunun karşılığı “has hâcib” idi
Kavramsal dizin: Bir indeks veya veri tabanında kullanılan denetimli sözlük (standardize edilmiş kelime veya sözcük listesi). Kavramsal dizin kullanılmakta olan terimlerin alfabetik listesidir. Kavramsal dizin ayrıca terimler arasında eşanlamlı veya ilişkili terim, hiyerarşik düzenlemeler (dar terim, geniş terim) ve günümüzde artık kullanılmayan eski terim ve sözcükleri içerir.
"13,5×21 cm Roman Boy, Büyük Boy Kitap, Düz Metinler 11×17 cm Cep Boy Kitap, Düz Metinler 13×19,5 cm Genel Kitap Boy 16×23 cm Akademik Boy, Çalışma Kitap Boy 22×22 cm Prestij Kitap Boy, Tasarım Kitap, Sehpa Kitap 21×29,7 cm Eğitim Kitap Boy, Test Kitap Boy"
Sözlükte “iki deri veya kumaş parçasını birbirine eklemek, inci tanelerini dizmek, su kırbasının ağzını sıkıca bağlamak” gibi anlamlara gelen ketb kökünden masdar olup kök anlamlarından dolayı hem harfleri yazıyla birbirine ekleyip dizmeyi, hem de masdar-isim olarak bu şekilde oluşturulan yazılı metni ifade etmek üzere kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de kitâb kelimesiyle aynı kökten bazı fiiller “yazma” mânası yanında “farz kılma, hükmetme, takdir etme” mânalarında da geçmektedir. Arapça’da kitâb “toplamak, bir araya getirip dikmek, bağlamak; yazmak, istinsah etmek” anlamlarına gelen ketb kökünden türemiş bir masdar olup yazılarak bir araya getirilen bilgilerle bunların yazıldığı malzemeyi ifade eder. İslâmî literatürde kitap “Kur’ân-ı Kerîm, vahiy, mektup, belge, iki kapak arasında toplanmış bilgi, bir eserin ana konularından her biri” gibi çeşitli anlamlarda kullanılmıştır.
Genel okumalar (bilimsel veya teknik kullanıcı kitlesinin aksine) için çeşitli konularda haberler, hikayeler veya makaleler içeren süreli yayın (örn. Tempo, Aktüel).
Mahlas, müstear isim, tapşırma ve kalem adı; şair ve yazarların gerçek isimleri yerine kullandıkları takma adlardır. Mahlas daha çok şairler, müstear yazarlar ve tapşırma da âşıklar için kullanılır. Rumuz kavramının edebi literatürdeki karşılığı olarak da ifade edilebilir.
Bir konu üzerine yazılmış ve genellikle 1-35 sayfa uzunluğunda olan kısa eser. Çoğunlukla bir magazinin, bilimsel derginin veya gazetenin bir parçası olarak basılır.
İslâm kitap telif geleneğinde eserlerin başındaki önsöz veya girişin adı.
Rivayetleri konularına göre sıralayan kitap türü. Sözlükte tasnîf “düzenlemek, hadisleri belli bir sıraya göre sınıflandırarak eser meydana getirmek” anlamına gelir.
İçerikleri, zor bulunmaları, baskı veya yayınlanma tarihleri, fiziksel karakteristik özellikleri veya kondisyonları (Örn. Ünlü bir yazar tarafından imzalanmış veya üzerine notlar alınmış) bakımından değerli olan kitaplar.
Kesin olmamakla beraber kitap kopya ederek geçimini sağlayan kimselere nessâh deniliyordu. Özellikle Osmanlılar’da bununla aynı kökten gelen “müstensih” kelimesi literatüre girmiştir. Hattat kelimesinin İslâm’ın ilk dört beş yüzyılı içinde kullanılmadığı tahmin edilmektedir. Bunun yerine “el-muharrir” tercih edilmiştir. Hattat sıfatıyla anılan ilk sanatkâr ise Yâkūt el-Müsta‘sımî’dir.
Terminaller ya da iş istasyonları yoluyla erişilen bilgisayara dayalı kütüphane kataloğu. Üniversite ve büyük halk kütüphanelerinde kart katalog yerine kullanılır. Ayrıca “çevrimiçi katalog” olarak ta adlandırılır.
Uzun bir çalışmanın içeriğinin kısaca tanımı veya özeti. Öz çoğunlukla çalışmaya yapılan referans ile birlikte sunulur.
PDF (Taşınabilir Belge Biçimi):  Kaynak dokümandaki tüm fontları, formatı, renkleri, sayfa numaralarını ve grafikleri koruyan evrensel bir dosya formatıdır. PDF dosyaları içinde barındırdığı kaynağın orijinalliğini korur ve çoğu zaman orijinal dokümanın fotoğrafı gibidir. PDF formatındaki bir dokümanı görebilmek ya da aktarabilmek için Adobe Acrobat Reader yazılımının bilgisayarda yüklü olması gerekir.
POD (print on demand) sistemi, kitapların direkt basılmadan sadece sipariş üzere sipariş miktarınca basılı halini üreten bir sistemdir. Bu sistemde yayınevi ve yazar üretim maliyetlerini toplu olarak ödemek zorunda kalmaz. Fakat bu modelde kitap bastıran yazarlar kendilerine bile kitap temin ederken parasını ödeyerek edinebilmektedirler. Dolayısı ile yazarlar bu sistemi çok tercih etmemektedirler. Örneğin 200 kitabı satış fiyatından aldıklarında neredeyse 1000 adetlik bir baskı masrafınına yakın bir ücret ödemiş olurlar.POD Stoksuz satış sistemidir. Türkçe karşılığı ile talep üzerine baskı anlamına gelen POD sisteminde geleneksel yöntemler de olduğu gibi,herhangi bir üründen çokca basılıp, stoktan satmak yerine, sipariş geldiğin de sipariş adedince basılıp gönderilmesinden ibarettir.
Yayımlanmamış bir metnin dil bilgisi kurallarına uygunluğunun sağlanması ve gerekli düzeltmelerin yapılarak yayıma hazır hale getirilmesine redaksiyon adı verilmektedir. Redaksiyon işlemi için öncelikle metnin hazırlanması gerekmektedir. Redaksiyon yayın üretme değil hazırlanmış metnin düzeltilmesi işlemidir
Fransızca kökenli bir sözcük olan ''Redaksiyon'', ''Redaction'' kelimesinden türetilmiştir. Redaksiyon ''metni düzenlemek, yazıyı yayına hazırlamak'' anlamında kullanılır. Redaksiyon yapan kişilere Redaktör adı verilir.
Referans: Bir paragrafın alındığı esere veya bir ifadenin ait olduğu kaynağa gönderme yapılan referans notu.
Ortaçağ İslâm dünyasında kitap istinsahı ve satışı ile meşgul olan kimselere verrâk denilmekteyken Osmanlı döneminde sadece kitap satışını meslek edinenlere sahhâf adı verilmiştir.
Süreli yayın dizisi içinde sayı almış yayın.
Belirli bir dilde alfabetik olarak dizilmiş sözcükleri ve her bir sözcüğün anlamı, etimolojik kaynağı, söyleniş biçimi gibi bilgileri sunan veya belirli bir dilde alfabetik olarak dizilmiş sözcüklerin bir başka dildeki karşılıklarını gösteren (ayrıca “leksikon” olarak da bilinir) kitaptır.
Genellikle magazin türü dergilerden daha “akademik” olan süreli yayınlar. Yılın çeşitli zamanlarında, aylık, haftalık yayınlanan dergi, magazin ve gazete gibi yayınlar. Süreli yayınların genellikle cilt ve sayı numaraları vardır. Dergi, magazin, periyodik ve süreli yayın kelimeleri birbirinin yerine kullanılabilir.
Şerhler bazan bir eserin çok sağlam metnini ihtiva edebilir. Hatta şerhler arasında eserin mevcut yazmalarından daha eski yazmalar bulunabilir. Ayrıca şerhlerde kelimelerin bozulma ihtimali çok daha azdır. Bir yazma eser daha önce kaleme alınmış bir eserin şerhi, hâşiyesi, hâşiyesinin hâşiyesi, ta‘lîkātı, ta‘lîkātının ta‘lîkātı da olabilir.
Bir kitabın cildi üzerine geçirilen, renkli, kâğıt kapak. Fransızca kökenlidir.
Telif hakkı, bir kişi ya da kişilerin her türlü fikrî emeği ile meydana getirdiği bilgi, düşünce, sanat eseri ve ürününün kullanılması ve kopyalanması ile ilgili hukuken sağlanan haklardır. Telif hakkının doğması için tescile gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle birlikte doğar.
Telif hakkı:  Bir edebi, dramatik, müzik veya sanatsal eserin basımı, üretimi veya satışı ile ilgili sahip olunan yasalarla belirlenmiş bütün hakları.
Tez: Akademik eğitim sürecinde daha yüksek derece alabilmek için hazırlanması öngörülen bilimsel inceleme. Ayrıca bakınız Doktora tezi
Daha çok yazmaların ilk sayfasıyla ana bölümlerinin başlıklarında yer alır. Bütün sayfaları olağan üstü güzellikte tezhipli yazmalar da vardır. Mushaf tezhipte de en müstesna mevkii işgal eder.
Yazma kitap, levha ve murakka‘ların bezenmesinde ezilmiş varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla uygulanan süsleme sanatı.
Verrâklar kitap istinsahı yanında kâğıtları ve diğer yazı malzemelerini sağlıyor, verrâk “kitap satıcısı” mânasına da kullanılıyordu. II. (VIII.) yüzyılın ortalarından itibaren kâğıdın kolay elde edilebilmesi ve kitaplara duyulan ihtiyaç verrâklık mesleğini cazip hale getirmiştir. Kültür seviyesi yüksek olan bu zümre mensupları medreselerde öğrenim görenlerin kitap ihtiyacını da karşılıyordu. Bağdat gibi büyük merkezlerde bunlara “sûku’l-verrâkīn” adıyla özel çarşılar tahsis edilmişti. Verrâklar içinde üslûp sahibi olanlara ve büyük itina ile bilhassa mushaf yazanlara “el-muharrir” adı veriliyordu. Bu unvanla ilk defa Kutbe (Kutbetü’l-muharrir) meşhur olmuştur (ö. 154/771). Verrâklar “verrâkī” denen yazı türünü geliştirmişlerdir. Bu yazı türü sonraki dönemlerde “muhakkak” ve “hattu’l-Irâkī” ismiyle de anılmıştır.
Eski yazma eserlerde yapraklar forma halinde tertip edilir ve her forma 10 varaktan (20 sayfa) meydana gelirdi. Kullanılacak kâğıt önce âharlanıp mührelenir, ardından forma hazırlanır ve dikilmeden mıstar çekilmek suretiyle satır çizgileri belirlenir, yazısı yazılır, gerek duyulursa yazılı kısmın etrafına cetvel çekilebilir.
Yazar: Bir belgeyi yazan veya düzenleyen kişiler veya kuruluşlar. Bilgi ararken yazarın adından da tarama yapmak bir arama seçeneğidir.
Elle yazılarak ortaya konan her çeşit kitap, risâle, murakka‘, mektup, levha ve belgelerin ortak adı. İlk yazma eserin nerede, ne zaman ve kimin tarafından meydana getirildiği kesin olarak bilinmemekle beraber bunun alfabenin icadı kadar eski olması gerekir. İslâm dünyasında “yazma, el yazması, mahtût” (genellikle çoğul şekli “mahtûtât”), “dest-nüvîs, hatt-ı destî” gibi kelime ve terkiplerle belirtilen yazma eser Batı dillerinde Latince “manuscript” (çoğulunun kısaltması MSS) kelimesiyle ifade edilir. İslâm medeniyetinde ilim, fikir ve sanat faaliyetleri Kur’an merkezli olarak teşekkül etmiş, zamanla bu faaliyetler süratle gelişip geniş bir alana yayılmıştır. Kur’an’ın nüzûlü ile başlayan en önemli iş ilâhî kelâmın hatasız ve noksansız kayda geçirilmesiydi. Resûlullah’ın nezaretinde yürütülen bu iş vahiy kâtipleri tarafından gerçekleştiriliyordu. Onun vefatının ardından Hz. Ebû Bekir’in hilâfetinde âyetlerin yazılı olduğu farklı malzemeler iki kapak arasına alınıp birleştirilmiş, Hz. Osman’ın halifeliği zamanında bütün Kur’an parşömen (rakk) üzerine yazılarak “mushaf” haline getirilmiştir. İslâmiyet’in kısa zamanda geniş bir coğrafyaya yayılması Kur’an’a duyulan ihtiyacı da arttırmıştı. Ancak parşömen çok pahalı ve elde edilmesi zor bir malzeme olduğundan Kur’an nüshaları yeterince çoğaltılamıyor ve her gün sayıları artan müslümanların ihtiyacına cevap verilemiyordu. Bu durum II. (VIII.) yüzyılın ortalarına kadar devam etmiş, 133 (751) yılında vuku bulan Talas Savaşı’nda ele geçirilen Çinli esirlerden öğrenilen kâğıt imali tekniği İslâm dünyasına da girmiş, bu olay İslâm medeniyeti tarihinde bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Kâğıt imali İslâm dünyasına hızla yayılmış, büyük ticaret ve kültür merkezlerinde kâğıt imalâthaneleri kurulmuştur. Daha önce yalnızca özel kişilerin kütüphanelerine girebilen kitaplara kâğıt kullanımının yaygınlaşmasıyla halk kitleleri de kavuşmuştur. Kâğıt kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte başta Kur’ân-ı Kerîm olmak üzere ihtiyaç duyulan eserler hızla çoğaltılmaya başlanmıştır. Bir taraftan sürekli genişleyen İslâm coğrafyası, diğer taraftan her gün sayıları artan müslümanlar, İslâmiyet’in esaslarını ve inceliklerini izah eden eserlerin telifini zorunlu hale getiriyordu. Bu sebeple büyük kültür merkezlerinde kitap yazma veya istinsah etme faaliyetine ağırlık verilmiştir. Özellikle II. (VIII.) yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kur’an’ın hatasız intikalini sağlamak ve muhtevasını anlatmak üzere birçok yeni ilim ortaya çıkmış, bunlarla ilgili bilgilerin geniş kitlelere ulaştırılması zarureti doğmuştur. Ayrıca Beytülhikme ve Dârülhikme gibi bilimsel ve kültürel faaliyetlerde bulunan kurumların tesisi, kadim dillerde yazılmış bazı önemli eserlerin Arapça’ya tercüme edilmesi kitaba ve kitap yazmak için gerekli malzemeye duyulan ihtiyacı daha da arttırmıştır. Bütün İslâm coğrafyasında açılan medreselerin yanında kütüphanelerin kurulması da kitabın yaygınlaşmasını sağlamış, kitap, belge vb.ni yazan, bunun için gerekli malzemeyi sağlayan kırtâsîler, kâtipler, verrâklar, nessâhlar, hattatlar ve müstensihler ortaya çıkmıştır. İslâm öncesinden başlayarak Müslümanlığın ilk dönemlerinde önemli belgeler ve kayıtlar papirüs (kırtas) üzerine yazılırdı. Kırtas kelimesinin anlamı daha sonraki dönemlerde kitap yazmak için gerekli olan bütün malzemeyi ifade edecek şekilde genişlemiştir. Abbâsîler devrinde bu malzemeyi sağlayan meslek erbabının sayısı çoğalınca bunlara Bağdat’ta Derbü’l-karâtîs denen bir çarşı tahsis edilmiş, IV. (X.) yüzyıldan sonra kırtâsîler sadece kırtasiye malzemeleri satan bir zümre haline gelmiştir.